Mutluluk

Kaç unutulmaz günü vardır insanın
Kaç unutulmaz yaz ve kış günü ömründe
Kaç tane mutluluğu birer birer

Turgut Uyar

Bir süredir Hisarönü ve Yeşilova Körfezi’ndeyiz. Orhaniye, Selimiye, Dirsekbükü, Söğüt derken Bozburun’a gelip demirledik.  Lojistik açıdan buralar tekne hayatı için çok elverişli. Botla iskeleye gidip alışveriş yapmak çok kolay, aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Almayı unuttuğunuz ya da çabuk tükettiğiniz yiyecekleri de gün boyu kayıklarıyla dolaşan deniz esnafından temin edebilirsiniz.

Her yıl ufak tefek ihtiyaçlarımızı bu emekçilerden alırız. Bu yıl da koylardan birinde bazı gereksinimlerimizi yirmili yaşlarındaki  bir delikanlıdan aldık. Sıcacık bazlamalardan tutun da domatesten  soğana, kavundan balığa çeşit çeşit yiyeceği sandalına dizip sabahtan akşama kadar tekneler arasında mekik dokuyan bu delikanlıyla alışveriş esnasında bol bol sohbet ettik. Bize her uğrayışında gündelik hayata dair birkaç söz ile konuşmaya başlıyor, sonrasında yavaş yavaş konuyu daha derin mevzulara getiriyordu. Son gün bize köyünde kurmayı planladığı hayattan ve hayallerinden söz etti. Ben “Ne güzel, çok şanslısın, çok güzel buralar” deyince  “Öyle be abla, çok rahatız biz buralarda” diyerek gülümsedi.  Rahatlıktan kastettiğinin mutluluk olduğunu düşündüm nedense. Tüm gün güneşin alnında çalışıyor olmasına rağmen her zaman  keyifli ve dingin görünüyordu. Hisarönü ve Yeşilova Körfezi’nde yöre insanı genelde hayatından memnun zaten. Çoğu şehirli insanın hayal edemeyeceği kalitede bir yaşam sürüyorlar.

Mevzu hayatından memnuniyet olunca   geçen sene Adaboğazı’nda gördüğümüz yaşlı deniz esnafından bahsetmemek olmaz. Sandalıyla kürek çekerek teknelerin arasında dolaşıp kekik, adaçayı, badem satan yetmişlerindeki amcadan biz de küçük bir alışveriş yapmıştık. Son derece dinç ve huzurlu görünen bu adam bizden sonra yanımızda duran hatırı sayılı büyüklükteki lüks motoryata yanaştı. Motoryatın denize uzanan kocaman platformunda  güneşlenen kadına doğru kürek çekerek şöyle seslendi: “Hayatta en önemli şey sağlık, sağlığın yerindeyse senden mutlusu yok.” Durduk yerde onu bu sözleri söylemeye iten neydi bilemiyorum ama gülümsemeden edemedim.

Nobel ödüllü bilim insanı Daniel Kahnemann mutlulukla ilgili şunları söylüyor :

“Para yaşam tatmininde kayda değer bir öneme sahip, ancak para mutluluğu, sadece sermaye tükendiğinde etkiliyor. Fakirlik ızdırap verici fakat  temel ihtiyaçlarımızın belli bir seviyesi  üzerinde gelir elde edildiğinde, daha fazla zenginlik mutluluğu arttırmıyor.  Başka bir deyişle, eğer aç değilseniz, giyim, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarınız karşılanmışsa, dünyanın en zengin insanı kadar mutlu olma şansınız var.”

Olaya böyle bakınca insan kendine karşı bir sorumluluk duygusu hissediyor. Belli şeylere sahip isek mutlu olmak tamamen kendi elimizde yani. 

Bana gelince, ben mutluluğu denizde bulanlardanım. Şimdilik sadece yaz ayları ile sınırlı olsa da  deniz hayatımız, yaşadıklarım uzun süre yetiyor bana, şükrediyorum…

14 Ağustos 2019, Bozburun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir