Zihinden Ruha Yolculuk

Sahil fısıldar denize:

Yaz bana, ne söylemek için çırpınıyor dalgalar?

Deniz köpüklerle yazar ard arda

ve siler satırları gürültülü bir yeis içinde.

Rabindranath Tagore

Denizin her hali farklı bir dilden konuşuyor. Eğer üzerindeysen ne dediğini anlamak çok önemli. Teknede yaşadıkça ve seyir yaptıkça  tecrübeleniyor insan, anlamaya başlıyor denizin dilinden. Oysa sahilde otururken sadece seyirlik oluyor deniz, ne dediğinin hiç bir önemi kalmıyor. 

Bazen kendi benliğine sahilden bakar gibi bakıyor insan. Anlayamıyor ne olup bittiğini. İçindeki denize dönüp sesleniyor, neler oluyor yaz bana diye. Ruh çağrıya yanıt veriyor ancak çoğunu söyleyip azını yazabiliyor zira yazma becerisi zihne ait, ruh ise yazamıyor,  fısıldıyor sadece. Yani deniz çok şey söylüyor ama sahil sadece yazılanı okuyabildiği için söylenenleri hiç anlamıyor. Üstelik yazılanlar da dalgaların arasında yitip gidiyor. 

Her yıl tekne yaşamına geçişte içimi bir hüzün kaplıyor. Çok hevesle başladığım deniz hayatında içsel bir ket vurma hali yaşıyorum. Özlediğim o aşkın ruh halinden, sevinç ve huzurdan uzak bulunca kendimi , hafiften bir hayal kırıklığı oluyor. Bunun sebebini nihayet anladım galiba. Zihinden ruha geçişin sancısı bu. Şehrin rasyonel, akılcı, zaman kavramı içine hapsedilmiş hesaplı hayatından, doğanın sezgisel, zamansız, anı yaşayan, aşkın ve dingin yaşamına geçmenin kaçınılmaz çelişkilerini yaşıyorum. Zihinle değil ruhla bakmaya ihtiyacım var.

Doğanın sesine daha fazla kulak vermeli, daha çok şiir okumalı  ve daha çok göğe bakmalıyım ki bir an önce zihnin beni soktuğu kalıplardan ve sınırlardan uzaklaşarak ruhun kavrayıcı, yaratıcı ve samimi evrenine ulaşayım. Bazen bu sancılı geçişi kabuk değiştirmeye benzetiyorum, hatta metamorfoza. Zihin tırtılsa ruh bir kelebek. Biraz zaman alacak kelebeğe geçiş. Ama sonrasında biliyorum ki uçup gideceğim. Kimi zaman rüzgardaki bir yaprağa, kimi zaman bir şiirdeki  mısraya konacağım; bazen  denizde bir damla bazen gecede bir yıldız bazen de suda bir balık olacağım.  Yani hem her şey hem de hiçbir şey olacağım. Sadece anı yaşamak böyle bir şey değil midir zaten, uçsuz bucaksız bir yeri kaplayarak yok olmak. 

Bugün teknede beşinci günümüz, marinadaki işlerimizi tamamlamak üzereyiz. Yakında tekrar denizlere açılacağız. Zihnimi geride bırakacağım günler yaklaşıyor. Sağ olsun deniz, var olsun hayat…

23 Haziran 2021, Datça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir